Zülfü Livaneli – Huzursuzluk

Zülfü Livaneli, besteleri ve seslendirmeleri ile olduğu kadar kitaplarıyla da bilinen bir isim. Daha önce okuduğum düşünüp bir türlü hatırlayamadığım kitabı saymazsak Huzursuzluk, okuduğum ilk Zülfü Livaneli kitabı. Hikayesi ve anlatımı ile merak uyandırıcı, okuru kendine bağlayan kurgusuyla kısa sürede bitirilebilecek bir kitap. Televizyonlarda çokça gördüğümüz, konuşmalarda sıkça işittiğimiz gündemin içerisinden dallanıp doğu-batı ilişkisine, dinlere kadar bir çok konuda olaylar anlatılan kitap genel itibariyle başarılı. … Continue reading Zülfü Livaneli – Huzursuzluk

John Wolfgang Goethe – Genç Werther’in Acıları

Genç Werther’in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe’yi genç yaşta ünlü bir yazar haline getiren romanı. Karşılıksız bir aşkın acısını yaşayan Werther’in acısını mektuplar şeklinde okura sunan bir kitap. Kendisiyle ve aşkıyla cebelleşen kahramanımızın sonunda hayata katlanamayıp intihar etmesi o dönemde ki intihar sayısını arttırır. Werther’in giyim ve tercihleri de o dönemin modası haline gelir. Kitap karşılıksız bir aşkla başlayıp kahramanın ıstırabının -tek çaresi intihardaymışçasına sahici … Continue reading John Wolfgang Goethe – Genç Werther’in Acıları

Maksim Gorki – Bozkırda

Bozkırda, Maksim Gorki’nin üç öyküden oluşan kitabıdır.  Asıl adı Aleksy Maksimoviç Peşkov olan yazar bugün kendi adını taşıyan Nijni Novgorod’da doğdu.7 yaşında babası ölünce büyükbabasının yanında büyümüş. Çok yoksul günler geçiren yazar ”Acı” anlamına gelen Gorki adını bu yüzden alır. Bu acıyı Gorki’nin öykülerinde de görmek mümkündür. Sahici ve yalın bir dille ele alınan öyküleri, hayatın aynası şeklinde bize gerçek hayatı seyrettirir gibi okunur. Dayanılmaz hale … Continue reading Maksim Gorki – Bozkırda

Arthur Schopenhauer – Aşkın Metafiziği

Arthur Schopenhauer, 1788-1860 yılları arasında yaşamış Alman filozoftur. Bir başka büyük düşünür olan Nietsche’nin de akıl hocasıdır. Kitapla ilgili araştırma yaparken Aşkın Metafiziği kitabının yazarın en bilinir kitabı olduğunu öğrendim. Henüz diğer kitaplarını okumamakla beraber bir dünyaca etkili bir düşünürün sadece ve öncelikle bu kitapla bilinir olması beni şaşırttı. Belki de bu kitabının en çok bilinir olmasında kitabın isminde yer alan Aşk’ın sihrinden olsa gerek. Ancak … Continue reading Arthur Schopenhauer – Aşkın Metafiziği

Barış Bıçakçı – Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı’nın 2004 yılında yayınlanmış Çetin ve Ender’in yıllar süren dostlukları ve Nihal’in bu iki dostun hayatına girmesini anlatır. Her ne kadar üç ana karakter olsa da kitap iki dostun dostluk hikayesini odaklanıyor. Nihal geri çekilmeyen ama hiç bir şekilde en ön planda duramayan önemli bir karakter. Kitap Ender’in dilinden dostu Çetin’e yazılmış 167 sayfalık bir mektup gibidir. Mektup gibi dememin sebebi … Continue reading Barış Bıçakçı – Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Orhan Pamuk – Kırmızı Saçlı Kadın

Kırmızı Saçlı Kadın, Nobel ödüllü Orhan Pamuk’un yayınlanan son romanı. Kalın kitaplarıyla bilinen yazar bu sefer kendisi için ince sayılabilecek bir kitapla okurun karşısına çıktı. Diğer kitaplarında da gördüğümüz dili iyi kullanma ve İstanbul’u olaya ortak etme bu kitapta da kendisini hissettiriyor. Batı ve doğu esaslı iki baba-oğul ilişkisi çerçevesinde kurgulanan roman -bence- çok başarılı bir kurgu romanı. Olaylar biraz daha detaylandırılıp bu kadar da … Continue reading Orhan Pamuk – Kırmızı Saçlı Kadın

Hasan Ali Toptaş – Kuşlar Yasına Gider

Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş’ın yayınlanan son kitabı. Bir baba-oğul ilişkisini odağına alan kitap, bir çok konuya temas ediyor. Yalın bir dil ve akıcı bir üslupla yazılmış kitap Hasan Ali Toptaş’ın daha önce okumuş olduğum kitaplarıyla farklı bir üsluba sahip. İlk dönem kitapları olan Gölgesizler ve Bin Hüzünlü Haz kitaplarında daha iç içe geçmiş olaylar ve bunu besleyecek karmaşada bir anlatım varken bu kitap … Continue reading Hasan Ali Toptaş – Kuşlar Yasına Gider

Gogol – Palto

Palto, Gogol’un kısa, yalın ve sahici anlatımıyla okura kısa sürede büyük etki yapan bir roman. Okur üzerinde bıraktığı etkiden çok daha fazlasını klasik dönem Rus edebiyatı üzerinde bırakan bu eser için -büyük üstad- Dostoyevski’nin ” Hepimiz onun paltosundan  çıktık ” dediği  söylenir. Palto’nun hikayesi, bir sohbet esnasında anlatılan ve Gogol dışındakilerin gülüp geçtiği Gogol’u ise etkisi altında bırakan gerçek bir olaydan esinlenilerek kaleme alınmıştır. Anlatılan olay av meraklısı … Continue reading Gogol – Palto

Cahit Zarifoğlu – Yaşamak

“ne çok acı var” cümlesiyle başlıyor Yaşamak kitabı. Son zamanlarda kitapların başlangıçlarına özel dikkat gösteren biri olarak en çok sevdiğim başlangıçlardan biri oluyor. Bir cümle daha ne kadar vurucu olabilir ki. Bu ilk cümle etkisi kitaptaki başka yazılarda bulunuyor. 1979 senesinin Sarıkamış’ı ile başlar Yaşamak. Ve sonrasında göçebe bir kuş gibi konar göçer dünyanın farklı yerlerine. Yaşamak, Cahit Zarifoğlu’nun fikir dünyasına ve hayatına dair bir … Continue reading Cahit Zarifoğlu – Yaşamak

Arthur Schopenhauer – Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine

Okumak,  Yazmak ve Yaşamak Üzerine kitabının yazarı olan Arthur Schopenhauer, 1788 1860 yılları arasında yaşamış Alman filozof, eğitmen ve yazardır. Babasının maddi durumunun iyi olması ve annesinin edebiyat çevresi ile olan ilişkisi sebebiyle Goethe ile tanışır. Goethe kendisine hayranlık duyar. Aynı zamanda Nietzsche’nin akıl babası olarak görülür. Dikkatimi çeken bir şey kendisinin -kendi çağından ya da sonrasından – günümüze kalmış bir çok isimle bir şekilde bağının … Continue reading Arthur Schopenhauer – Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine