Gogol – Palto

Palto, Gogol’un kısa, yalın ve sahici anlatımıyla okura kısa sürede büyük etki yapan bir roman. Okur üzerinde bıraktığı etkiden çok daha fazlasını klasik dönem Rus edebiyatı üzerinde bırakan bu eser için -büyük üstad- Dostoyevski’nin ” Hepimiz onun paltosundan  çıktık ” dediği  söylenir. Palto’nun hikayesi, bir sohbet esnasında anlatılan ve Gogol dışındakilerin gülüp geçtiği Gogol’u ise etkisi altında bırakan gerçek bir olaydan esinlenilerek kaleme alınmıştır. Anlatılan olay av meraklısı bir memurun yıllarca para biriktirip aldığı tüfeğini dereye düşürmesi sonrasında girdiği bunalımdır. Bu bunalımdan arkadaşlarının ona yeni bir tüfek almasıyla kurtulur. Palto’da ise yine sıradan bir memur Akakiy Akakiyeviç, artık kullanılamayacak derecede eskimiş olan Palto’sunun yerine aldığı yeni Palto’sunu bir hırsıza kaptırır. Oysa yepyeni bir dünyadır paltosu. Akakiy Akakiyeviç paltosunu bulmak için bir çok yere başvurur ancak bürakratik mekanizmalar çare olmak yerine onu daha da hakir görmeye başlayınca daha da çaresiz hisseder kendini. Yazar, sadece Rus bürokrasisini değil, toplum yapısını, sıradan insanların hayatını da hikayenin içinde anlatır. Belki de bu yüzden dönemin Rusya’sında tepki alır.

Hikayenin gerçeğinde avcıya yardımcı olurken Akakiye Akakiyeviç hikayenin gerçek halindeki kadar şanslı değildir. Paltosunu da bulamayan Akakiy, hastalanıp ölür ama yazar hikayeyi burada bitirmez o devre göre modern bir finalle bitirir kitabı.

Şu an okuduğum İnsancıklar’ın bir bölümünde Dostoyevski bu kitapta ve kitabın finalinden de bahseder. Bir dehanın kitabında başka bir dehaya denk gelmek ne güzel bişey..

“niçin gerekliymiş ki bu? okurlardan biri kalkıp bana palto mu yaptıracak? yeni çizmeler mi alacak? hayır, varenka, okuyup yoluna gidecek. bazen saklanır insan, saklanır, yakalanmamak için gizlenir, burnunun ucunu bile göstermeye korkar; yerini belli etmez, çünkü önyargı kol geziyordur, çünkü yeryüzünde başka şey kalmamış gibi, herkesin arasından seni bulup şamataya alırlar, bir bakarsın senin özel hayatın da, aile hayatın da edebiyata girmiş, hepsi yayımlanmış, okunmuş, alaya alınmış, değerlendirilmiş! o zaman sokağa çıkacak hali kalmaz insanın; her şey öyle bir anlatılmıştır ki, kardeşimizi sırf yürüyüşünden bile tanırız artık. birazcık ucundan da olsa düzeltse, bir şeyleri yumuşatsa, ne bileyim, sözgelimi adamın kafasına evraklar atıldıktan sonra olanları değiştirse; sonuçta bu adamda her şeye rağmen dürüst biri, iyi bir yurttaş, arkadaşlarının böyle davranmasını hak etmiyor, büyüklerini dinliyor (bu bir örnek olabilir mesela), kimseye bir fenalık istemiyor, tanrı’ya inanıyor ve ölüyor (yazar onun hemen ölmesini istiyorsa eğer), o zaman da arkasından ağlıyorlar. en iyisi onun, bu zavallının ölmesine izin vermemek, paltosu bulunsun, iyiliklerini ayrıntılı olarak öğrenen general onu kendi kalem dairesine alsın, rütbesini yükseltsin ve iyi bir maaş versin, böylece görüyor musunuz neler olurdu; kötülük cezalandırılmış, iyilik de zafer kazanmış olurdu ve memur arkadaşlarının da yaptıkları yanına kalmazdı. mesela, ben böyle yapardım; yoksa bunun özel yanı ne, iyi olan ne var burada? günlük, rezil hayattan böyle bir örnek vermek boş. yani bana kalkmış böyle bir kitap göndermişsiniz, bir tanem. bu kitap kötü niyetli bir kitap, varenka; kısacası muzır bir kitap, çünkü böyle bir memurun var olmasına imkân yok. zaten böylelerini şikâyet etmek lazım, varenka, resmî olarak şikâyet etmek.”

” Dışarı çıktığında ağırlığını ayaklarına vermeden, neredeyse parmaklarının ucunda basarak yürüyecek ve elinden geldiği kadar adımlarını, düzgün kaldırım taşlarına denk getirmeye çalışacaktı. Böylece ayakkabılarının tabanları hemen aşınmayacaktı.  Çamaşırlarını da yıkamaya daha seyrek gönderecek, böylece onların da hemen yıpranmasını engelleyecekti.  ” s. 39  fakirlik tasviri çok iyi

” Önüne kesin bir hedef koyan her insan gibi, daha canlı ve hatta daha azimli biri olup çıkıvermişti. Ne istediğini ve bunun için neler yapması gerektiğini biliyordu.  ” s. 40

” Gelgelelim, bu gibi ‘aslında muhim olmayan adamların’ çevresinde, onların muhim adam olarak görülmesini sağlayan insanlar da her daim var olmuştur. ” s.55

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s