Hasan Ali Toptaş – Ben Bir Gürgen Dalıyım

Hasan Ali Toptaş’ın Ben Bir Gürgen Dalıyım kitabı bir gürgen dalının hayat hikayesini masalımsı bir dille anlatır. Dil o kadar güzeldir ki bir kitabı okur gibi değil de siz yatağınızda uzanmışken yanıbaşınızda birisi size masal okuyor gibi hissedersiniz. Romanlarında daha girift bir anlatıma sahip olan yazarın bu kitabı çocuklar için harika, büyükler için okunası bir kitap olmuş. Çocukça bir saflığa sahip Gürgen ağacının dilinden tanık oluruz hikayeye. Aslında kendi hikayesini anlatır Gürgen ağacı ama anlattığı şey bir çok kişinin yaşamına benzer. Bu yönüyle saf anlatımın yanında düşündürücü, bölüm bölüm mesaj ileten, bir kitap.

Beşparmak Dağları’nda bir gürgen dalıyım diyerek anlatmaya başlar Gürgen. Fidan sayılacak demlerinde tanışırız Gürgen’le. Güzel hayalleri olan Gürgen gelecekte yaşayacağı güzel günleri düşünerek yaşar. Hep iyimser bir bakış açısına sahip olan gürgen ağacının hikayesi hiç istenmeyecek bir şekilde son buluyordu. Yazar burada kendi düşüncesiyle mi bu şekilde bitirdi yoksa hikayenin sonunun bu şekilde olması gerektiği için mi kötü bir sonla sonlandırdı merak ettim doğrusu.

“… ben de, neden olmasın belki uçarım diye, hemen kanat çırpmaya başladım. Daha doğrusu, ne kadar yaprağım varsa hızla açıp kapadım. Böyle yapınca, ilkin, yemyeşil bir hışırtıya boğuldum tabii. Öyle ki, ellerindeki baltalarla üzerime yürüyen adamlar bile bu hışırtıyı duyunca bir an için duraksadılar.Derken, onların şaşkın bakışları altında, tıpkı bir kuş gibi yerden havalandım ben ve boşlukta, tıpkı bir kuş gibi uçmaya başladım.”

” Ak sakallı meşenin dediği gibi, insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi. Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu.

Gerisi boştu… ”

“Kilit ne demektir bilir misiniz?”
“Ne demektir?”
“Ben size söyleyeyim, kilit, insanın utancı demektir her şeyden önce… İnsanoğlunun nereye ulaştığının göstergesi demektir. İnsanların birbirlerine duydukları güvensizliğin elle tutulur halidir kilit. Birbirlerine duydukları saygının derecesidir. Bu yüzden, bir çeşit utanç belgesidir her kapıda… ”

“… İnsan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı…

   Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı aynı insan?
   Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengârenk bir barış bahçesi?    ” 

“Az önce gölgemde terlerini kurutup karınlarını doyuran iki adam,şimdi hızla balta savuruyordu gövdeme.”

“Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu.
Gerisi boştu…
Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı.”

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s