Cahit Zarifoğlu – Yaşamak

“ne çok acı var” cümlesiyle başlıyor Yaşamak kitabı. Son zamanlarda kitapların başlangıçlarına özel dikkat gösteren biri olarak en çok sevdiğim başlangıçlardan biri oluyor. Bir cümle daha ne kadar vurucu olabilir ki. Bu ilk cümle etkisi kitaptaki başka yazılarda bulunuyor. 1979 senesinin Sarıkamış’ı ile başlar Yaşamak. Ve sonrasında göçebe bir kuş gibi konar göçer dünyanın farklı yerlerine. Yaşamak, Cahit Zarifoğlu’nun fikir dünyasına ve hayatına dair bir bakıştır. Zarifoğlu’nun farklı zamanlarda farklı mekanlarda yaşadıklarından haberdar oluruz bu kitapla. Zarifoğlu’nun güncelerinde kimi zaman bir edebiyat ortamında kimi zaman bir iş arayışında kimi zaman yolda yürürken başka zaman bir istasyondayken ki haline şahit oluruz. Kitaptaki yazılar kronojik bir sıralamaya dahil edilmeden sıralanmıştır. Yazılar farklı tarihlere ait olsa da yazılar bir bütünlük içerisinde ele alınan yazılar duygusu uyandırır.  Kronolojik olmayan zarif bir sıralanıştır. Kitapta ki yazılar farklı kişilere de sahiptir.

Yaşamak, Abdurrahman Cahit Zarifoğlu’nu tanıma adına da önemli bir eser. Olaylara yaklaşma biçimi, düşünce tarzı, edebiyata bakışı gibi konularında  bu eserle yazar hakkında fikir sahibi olunabilir. Kurgusunu hayatın oluşturduğu kitapta yazar kimi zaman Ankara kimi zaman Sarıkamış kimi zaman başka başka ülkelerdedir.  Bu kitapta bir çok farklı mekan, farklı zaman ve karakterler olsa da asıl etkileyici olan ve bu saydıklarımızdan daha öne çıkan bilinç halidir. Öyle derin düşünceler vardır ki kitapta okuyunca kalbi ağırlaşır insanın. Hayata ve kendisine bakışı, karşılaştığı sorunları izleme ve onlardan çıkardığı anlamlar son derece zarif bir insanla tanıştırır bizi.  Bu tanışma vesilesiyle daha bir anlaşılır hale gelir Cahit Zarifoğlu şiirleri.

” o eşsiz cazibesini keşfedenlerin sıkı sıkıya sarıldıkları ve Allahtan başka hiç bir kuvvetin geri çeviremeyeceği yoksulluk aşıklarından mıydı ? ” s.20

” -Ne olacaksın okuldan sonra dedi o.

– Yıldız

– Nasıl ?

– Yıldız olacağım.

– Ne anlamda yıldız ?

– Yıldız anlamında yıldız.” s.24

” anne mükemmel bir üleştiricidir. ve kendine daima en küçük lokmayı ayırmıştır. ” s.25

” Köylüdeki ihtiyat aydında da olmalıydı. Şüphesiz hızlı düşünüyor aydın. Ve kolay karar veriyor. Ama süratın içinde teferruatlar yanıltıyor insanı. ” s.31

” Yaşlı adamın gözlerine tatlı bir ışıltı yerleşti artık. Elindeki bastonunu başının üzerinde muntazam dairelerle çevirip yoldan gelip geçenlere ‘insanlar, yorgun insanlar, büyümeyin büyümeyin’ demeye başladı. … İnsan, gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlıların ki kadar yürekleri dolu.” s.41

” insan gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi ? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlıların ki kadar yürekleri dolu.  ” s. 41

” pencereden bakınca topark ve ağaç görünmeli. … Tabiata yakın olmakta kabusu dağıtıcı bir güç bulunuyor.  ” s.56

” Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.

Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları

Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları

Dinlememişseniz nice yıl kalbinizi

Ev meslek iş para geçim diyerek

Düşünün şimdi bir de

Şehirlerde kasaba ve köylerde

Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu.” s.58

” Bize ağır gelen kendimizdir. Yolda, okulda, işte, başkaları ile birlikte taşıdığımız kendimiz.  ” s. 79

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s