Ahmed Hamdi Tanpınar -Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Son zamanlarda amerikada okunması gerekenler listesinde önerilen, arkadaşımın önerdiği sonrasında hocamın da bloguna  konu edip inceleme yazısı yazınca fazlasıyla ilgimi çekmeye başladı bu kitap. Hayri bey’in hatıra kitabı şeklinde yazılan Roman Osmanlı’nın son demlerinde başlayıp Türkiyenin ilk demlerindeki kültürel, sosyal bir çok konuya temas ediyor.

“İnsan çocukluğunda aldığı terbiyeyi unutmuyor.”

“İnsan her şeyi açıkça söylemedikten sonra neden yazsın ?”

” … Abdulhamit devrinde cemiyetimiz neşesizdi. Başta padişahın asık yüzünden gelen ve halka halka etrafa yayılan bu neşesizlik eşyaya da sirayet etmişti. ”

” Politidaki hürriyet, bir yığın hürriyetsizliğin anahtarı veya ardına kadar açık duran kapısıdır. … bu kadar zıddı ile beraber gelen ve zıtlarının altında kaybolan nesne görmedim. Kısa ömrümde yedi sekiz defa memleketimize geldiğini işittim. Evet, bir kere bile kimse bana gittiğini söylemediği halde, yedi sekiz defa geldi; ve o geldi diye biz sevincimizden, davul zurna, sokaklara fırladık. Nereden gelir ? Nasıl birdenbire gider ? Veren mi tekrar elimizden alır ? Yoksa biz mi birdenbire bıkar, “Buyurunuz efendim , bendeniz artık hevesimi aldım. Sizin olsun belki işinize yarar!” diye hediye mi ederiz ?… hakikaten sevseydik, o sık sık gelişlerin birinde adamakıllı yakalar, bir daha gözümüzün önünden, dizimizin dibinden ayırmazdık.  ”

“Bazen düşünürüm, ne kadar garip mahluklarız ? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz ; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız ? Ben bile bu yaşta işimle gücümle meşgul olacağım yerde radyo başına oturup saatlerce, bir kere bile gidip görmediğim – tabii sinemalardaki havadis filmleri hariç – futbol maçlarının boks güreşlerinin hikayesini dinliyorum. ”

” Dinlemesini biliyorsun dinlemek büyük meziyettir. Hiçbir şeye yaramasa bile insanın boşluğunu örter, karşısındakiyle aynı seviyeye çıkarır!  … ”

“Ruhunuzu saran küçüklük duyguları içinde büyük değerlerimizi kaybedersiniz ..”

Modern hayat ölüm düşüncesinden uzaklaşmayı emreder !”

” Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlerini affettiren daima öbür hadiselerdir. ”

“İnsanoğlu daima insaoğluna muhtaçtır.”

“İnsanoğlu insaoğlunun cehennemidir. ”

“Sabır , insaoğlunun tek kalesidir.”

“Bütün hayatım boyunca dikkat ettim. İnsanın daima en çok korktuğu şeyler başına geliyor.”

” Şaşkın şakın etrafıma bakındım. Hiçbir yerden yardım gelemezdi. Kurtarırsam, kendimi kendim kurtaracaktım. ”

“Benim hiçbir şeyim yok. Sadece talihsizim. Başıma durmadan münasebetsiz işler gelir. ”

” Ben maalesef başladığım bir yalanın kurbanıyım. ”  “Hepimiz kendi masallarımızın kurbanıyız.”

” Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.”

“Hiç gelir mi bir daha ? Giden gelir mi hiç ! ”

” İyilikler de kötülükler gibidir. Beraber gelirler. ”

” Hepsi iyi kötü, işinde, gücünde haysiyetli insanlardı, yahut boyle görünmek için yapmayacakları fedakarlıkları yoktu.  ”

” Zanaatkarların yerini tüccarların alması acınacak şeydir hakikaten!”

” Dünyanın en tabii vaziyeti … dedi. Evvela parasızsınız.  ”

” Yeninin bulunduğu yerde başka meziyete lüzum yoktur. ”

“Newton başına düşen elmayı, elma olmak haysiyetiyle mütalaa etseydi belki çürümüş diye atabilirdi. Fakat o böyle yapmadı. Şu elmadan nasıl istifade edebilirim ? diye kendine sordu. Azami istifadem ne olabilir? ”

“Kuvvetle istemek kafidir.”

” İçten gelen herşey doğrudur.”

” Hayatla, herhangi birşeyle oynar gibi oynuyordu.”

” Gülüşü ateş oyunu gibi bir şeydi.”

“İnsan iradesi daima maddi şartları yener…”

“Ah Yarabbim, ekmek  paramı niçin bana doğrudan vermedin de beni başkalarının uydurduğu bir yalan yaptın ! ”

“Ah bu küçük teferruat… İki üç çizgi, birkaç konuşma parçası, işte size bütün bir hayat … Tevekkeli değil eskiler yalnız şiir söylemişler ! ”

” İnsana alışmamış olanlar başkalarının hürriyetine karışabilir!”

“İnanmayan bir adamla çalışmak dünyanın en güç işidir. ”

” Artık bunalmıştım. – Bütün dediklerinizi yapıyorum. Bu yetişmez mi ? İnanmaya ne lüzum var ? Hiçbir şey yapmayın, yalnız inanın , bize bu yeter…  ”

“Biz kabahati üzerine yüklenen insanlarız.”

“Tecrübe sahibi demek, yıpratılmış olmak, muayyen hudutta ve muayyen fikirlerde donmuş olmak demektir.”

“Hata denen şey yoktur ki zaten .. İyi anlayın ! Farz ediniz ki hakikaten bir yanlış yaptınız! Oradan yürürüz ve doğruya çıkarız. Hata denen şey, tashih etmek budalığında bulunanlar için mevcuttur. Bizim için değil … Biz onun varlığını kabul ettiğimiz için..”

” Doğru ya bütün olur ya hiç olmaz.”

“İş insanı temizliyor, güzelleştiriyor, kendisi yapıyor, etrafıyla arasında bir yığın münasebet kuruyordu. Fakat iş aynı zamanda insanı zaptediyordu. Ne kadar abes ve manasız olursa olsun bir işin mesuliyetini alan ve benimseyen adam, ister istemez onun dairesinden çıkmıyor, onun mahpusu oluyordu.  İnsan kaderinin ve tarihin büyük sırrı burada idi. ”

“Menfaatler istikametini değiştirirse mantık da değişir.”

Advertisements

One thought on “Ahmed Hamdi Tanpınar -Saatleri Ayarlama Enstitüsü

  1. Elinize sağlık elzem noktalar üz3rine düşünülüp tartışılmasi gereken konular.
    İş insanı temizliyor…fakat aynı zamanda zapt ediyor denmiş. Ne kadar da doğru!
    Tecrübe sahibi olmak hülasa insana dair ifadeler derinliği olan tesbitler.
    Okumayanların en kısa sürede okuması dileğiyle diyelim o vakit 🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s